Başbakan Ahmet DAVUTOĞLU, Sultanahmet’te gerçekleşen terör saldırısına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BU HABERİ YAYINLAYAN DİĞER HABER KAYNAKLARI
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
"Sultanahmetteki saldırıyla ilgili 4 gözaltı oldu"

Başbakan Davutoğlu, Sultanahmet’teki terör saldırısına ilişkin, “Saldırganın kimliği tespit edildi, sizlerle de paylaşıldı. Bugün bu çerçevede 4 ayrı gözaltı daha oldu saldırganın kimliğinin tespiti sonrasında. Biraz önce de saldırganın Türkiye’ye giriş yolu, bütün kontakları, arka plandaki ilişkileri konusunda aldığım bilgiler, bu meselenin görünür yüzünün dışında bazı önemli unsurlar ve perde arkası etkin aktörler olabileceği kanaatimizi pekiştirdi” dedi.

Terörün artık ülkelerden ve şehirlerden bağımsız olarak dünyanın her yerinde bütün insanlığı tehdit eden bir olgu olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Dolayısıyla bu münferiden İstanbul’da ve Türkiye’de değil, bütün önemli baş şehirlerde, bütün önemli şehirlerde, bütün ülkeleri kaygılandıran, alarm halinde tutan bir husustur. Paris’te, Londra’da, New York’ta, Madrid’de yaşadığımız terör eylemleri, açık şekilde bunun bütün insanlığı ilgilendiren ciddi bir meydan okuma olduğunu hepimize gösteriyor” diye konuştu.

“6 yaralı tedavi görüyor”

Başbakan Davutoğlu, Sultanahmet’teki terör saldırısında 10 yabancı uyruklu kişinin yaşamını yitirdiğini, 15 kişinin yaralandığını belirtti. 6 kişinin hastanelerde tedavisinini sürdüğünü, diğerlerinin taburcu edildiğini kaydeden Davutoğlu, 6 hastayla ilgili itinayla bütün çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti.

Saldırganın DAİŞ bağlantısının tespit edildiğini vurgulayan Davutoğlu, “Ancak artık DAİŞ öyle bir örgüt ki bir piyon ve bazen de kamufle edilebilecek bazı eylemlerin rahatlıkla kullanılmasını sağlayan bir ara örgüt, bir taşeron” dedi.

“Takip altında değildi”

Başbakan Davutoğlu, “Bu şahıs takip altında olan bir şahıs değildi. Normal olarak Türkiye’ye bir mülteci gibi, sığınmacı gibi giren bir şahıs. Ancak bu saldırıdan sonra tüm bağlantıları tek tek çözülerek bağlantıları ortaya çıkarılıyor ve bu bağlantılar içinde DAİŞ dışında DAİŞ’ı kullanan bazı çevrelerin olabileceğine dair de bazı şüphelerimiz söz konusu” bilgisini aktardı.

Başbakan Davutoğlu, “Bu terör örgütünü kullanan arkadaki gerçek aktörler kimlerse onların ortaya çıkarılması için de yoğun bir çaba içindeyiz. Bu bir taşeron örgüt ama o taşeron örgütü eğer birileri kullanmak istiyorsa ki bunun emarelerini çok gördük, sadece bu taşeron örgütü değil, bu taşeron örgütü kullanma hevesine ve amacına dönük çalışma yapan kim varsa hepsine dönük olarak da gerekli her türlü tedbiri alma konusunda Türkiye’nin kararlılığı açıktır. Bu yönde de tedbirlerimizi alacağız” diye konuştu.

İstanbul’un güven ve huzur şehri olması yönünde atılacak adımları, bütün güvenlik birimleriyle ele aldıklarını vurgulayan Davutoğlu, “Sadece terör tehdidi karşısında değil, sadece bu tür saldırılar karşısında değil, aynı zamanda özellikle de uyuşturucuya karşı mücadelede, asayişte, kaçakçılık ve organize suçlar konusunda da İstanbul’u dünyanın en güvenli şehirlerinden biri kılmak hepimizin görevi” şeklinde konuştu.

“İstanbul’a gelmeye davet ediyoruz”

Başbakan Davutoğlu, “Almanya İçişleri Bakanı Maiziere’nin de vurguladığı gibi, biz bütün Alman dostlarımızı, Avrupalı dostlarımızı, bütün insanlığı, insanlık tarihinin birikiminin özeti, hülasası olan İstanbul’a gelmeye davet ediyoruz. Alman İçişleri Bakanı’na bu açıklamaları dolayısıyla teşekkür ettim. Türkiye güvenlidir, İstanbul güvenlidir, inşallah önümüzdeki aylarda ve yıllarda da milyonlarca milyarlarca misafiri burada ağırlamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin her köşesinde ama özellikle İstanbul’da, milletin, halkın güvenliği, şehirlerin asayişi için ne tedbir alınması gerekiyorsa, demokratik hukuk devleti kuralları için de alacaklarını ifade eden Davutoğlu, bunların daha görünür ve daha etkin tedbirler olacağını söyledi.

“Mutlaka karşılığını veririz”

Başbakan Davutoğlu “Açık ve net ifade ediyorum. Biz, bize yönelen her saldırıya gerekli gördüğümüz çapta, doğru ve uygun gördüğümüz zamanda mutlaka karşılığını veririz ama herkesin de bu konuda samimi bir tutum içine girmesini bekleriz” dedi.

“Birtakım ülkeler engelliyor”

DAİŞ’le mücadele konusunda Başbakan Davutoğlu şunları kaydetti:

“Türkiye’nin havadan yapacağı operasyonlar konusunda birtakım ülkeler, engelleyici tutum içindeler. Ya kendileri DAİŞ’i yok etsinler ya bıraksınlar biz yok edelim ama kimse ‘DAİŞ’e karşı mücadele ediyorum’ görüntüsü adı altında,, oradaki sivil halkı ve muhalefeti cezalandırarak DAİŞ’e alan açmayı düşünmesin. Bir istihbari bilgiyi burada paylaşmak isterim. Onun için bütün bağlantılar çıkarılacak. Dün bize ulaşan bilgiyle, bazı DAİŞ unsurları, rejimin destekleriyle, biliyorsunuz son günlerde Suriye sınırına yakın bölgede Suriye ılımlı muhalefetinin DAİŞ’e karşı bir operasyonu başladı, bir çalışması ve bazı bölgeler DAİŞ’ten kurtarıldı. Onun üzerine rejim, Şam’a yakın daha güney bölgedeki DAİŞ unsurlarıyla anlaşarak, rejimin otobüsleriyle bazı DAİŞ unsurları Suriye’nin kuzeyine doğru sevk edildi. Bugün Suriye’de çok kirli iş birliklerini görüyoruz.”

Davutoğlu, İstanbul Valiliğindeki güvenlik brifinginin ardından açıklamalarda bulundu, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bir gazetecinin “DAİŞ’e, karşı yurtdışından güçlü bir cevap alınıyor mu, yeni bir hava operasyonu olabilir mi?” sorusu üzerine Davutoğlu, saldırının Türkiye’ye dönük olduğunu söyledi.

Suruç saldırısı olduğunda DAİŞ mevzilerine ciddi bir karşı saldırıda bulunduklarını anımsatan Davutoğlu, “Ankara saldırısından sonra da yine yurtdışında DAİŞ mevzilerine dönük bazı operasyonlarımız oldu. Bu konuda da Türkiye’ye kim saldırırsa, tespit edildikten sonra uygun gördüğümüz zamanda, uygun gördüğümüz şekilde mukabelede bulunuruz. Bunu şimdiden ilan etmeyiz ama uygun gördüğümüz şekilde, uygun zamanda gerekli mukabelede bulunuruz” diye konuştu.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, burada DAİŞ’e karşı Suriye’de mücadele ettiğini söyleyen ülkelere de görev düştüğünü vurgulayarak, konuşmasına şöyle devam etti:

“Suriye hava sahasını neredeyse operasyon yapmama suretiyle DAİŞ’i de neredeyse bu hava sahasının altında korumaya almış gibi görünen bazı yabancı hava kuvvetleri, kendileri DAİŞ’e karşı operasyon yapmalılar. Yani Halep’te, okulları bombalayacaklarına, İdlib’de hastaneleri bombalayacaklarına, Bayırbucak Türkmenlerini, sivilleri bombalayacaklarına giderler DAİŞ mevzilerini bombalarlar, kastettiğim açıktır. Rus hava kuvvetleri için söylüyorum, yaptıkları operasyonların yüzde 90’ı sivil halka ve muhalefete karşı, DAİŞ’e karşı değil. Ama bu operasyonları DAİŞ’e karşı ya da uluslararası koalisyonun içinde ve parçası olarak Türkiye’nin de uluslararası koalisyonla birlikte DAİŞ’e karşı yürüteceği mücadeleye engel olmazlar. Şu anda maalesef böyle bir bariyer söz konusu. Türkiye’nin havadan yapacağı operasyonlar konusunda birtakım ülkeler engelleyici tutum içindeler. Ya kendileri DAİŞ’i yok etsinler ya bıraksınlar biz yok edelim. Ama kimse ‘DAİŞ’e karşı mücadele ediyorum’ görüntüsü adı altında oradaki sivil halkı ve muhalefeti cezalandırarak, DAİŞ’e alan açmayı düşünmesin.”

– “Bugün Suriye’de çok kirli iş birliklerini görüyoruz”

Başbakan Davutoğlu, bir istihbari bilgiyi paylaşmak istediğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Onun için bütün bağlantılar çıkarılacak. Dün bize ulaşan bilgiyle, bazı DAİŞ unsurları, rejimin destekleriyle, biliyorsunuz son günlerde Suriye sınırına yakın bölgede Suriye ılımlı muhalefetinin DAİŞ’e karşı bir operasyonu başladı, bir çalışması ve bazı bölgeler DAİŞ’ten kurtarıldı. Onun üzerine rejim, Şam’a yakın daha güney bölgedeki DAİŞ unsurlarıyla anlaşarak, rejimin otobüsleriyle bazı DAİŞ unsurları Suriye’nin kuzeyine doğru sevk edildi. Bugün Suriye’de çok kirli iş birliklerini görüyoruz. Suriye rejimi açık bir şekilde ılımlı muhalefete karşı DAİŞ ile işbirliği yapıyor. DAİŞ de açık bir şekilde Suriye rejimiyle iş birliği yaparak, kendilerince de bunun yolunu bulmuşlar. Neredeyse bazı hükümlerle münafık gördükleri ılımlı muhalif unsurlara karşı rejimle işbirliği yapmak gibi. Hepsi birden ılımlı muhaliflere saldırıyorlar. DAİŞ ılımlı muhaliflere saldırıyor, PYD ılımlı muhaliflere saldırıyor, rejim ılımlı muhaliflere saldırıyor, Rus hava kuvvetleri ılımlı muhaliflere saldırıyor, Hizbullah milisleri, oradaki İran mevcudiyeti ılımlı muhaliflere saldırıyor. Çünkü bütün mesele müzakereler başlamadan önce ılımlı muhalifleri alanda yok edip, geriye sadece Suriye rejimiyle DAİŞ’in kalmasını sağlamak ve bu yolla da Suriye rejimi ehven-i şer diyerek yaşamasını temin etmek. DAİŞ’e karşı en samimi mücadeleyi Türkiye vermiştir ama biz bu samimi mücadeleyi verirken, DAİŞ’e karşı yaptığımız, yapacağımız operasyonlar, planladığımız operasyonlar Suriye hava sahasındaki yeni tablo dolayısıyla engellenmeye çalışılıyor. Başika’da DAİŞ’e karşı yürüttüğümüz bu mücadele de engellenmeye çalışılıyor. Herkes samimi bir şekilde safını belli etmelidir. Kim DAİŞ’in yanındaysa bilelim. Kim DEAŞ’ın karşısındaysa onu da bilelim.”

Başbakan Ahmet Davutoğlu, DAİŞ’in serpilmesine izin verenlerin, destek olanların bugün dünyanın en önemli şehirlerini tehdit altına almasına neden olanların bir taraftan da Türkiye’yi suçlama cihedine yöneldiklerini belirterek, “Açık ve net ifade ediyorum. Biz, bize yönelen her saldırıya gerekli gördüğümüz çapta, doğru ve uygun gördüğümüz zamanda mutlaka karşılığını veririz. Ama herkesin de bu konuda samimi bir tutum içine girmesini bekleriz” şeklinde konuştu.

AA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir