Başkanlık Sistemi Nasıl Anlatılmalı..?

BU HABERİ YAYINLAYAN DİĞER HABER KAYNAKLARI
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google

Stratejist-yazar Taner Akkuş son günlerin en çok tartışılan konusu ‘başkanlık sistemini değerlendirdi.

baskanlikAkkuş Türkiye’nin geleceği için başkanlık sisteminin önemine vurgu yapmakla beraber sistemin tartışma zemininin kutuplaştırıcı, ayrıştırıcı bir dilden uzak kurgulanmasının önemine dikkat çekti.

Taner Akkuş kullanılan kuşatıcı uslübun ve birleştirici dilin başkanlık sisteminin toplumun tüm kesimlerine anlatılmasında daha etkili olacağını savunduğu  yazısı şöyle…

‘Gündemin en önemli maddeleri  anayasa değişikliği ve istikrarlı büyümenin yegane anahtarı başkanlık sistemine geçmektir şüphesiz.

Siyasi ve ekonomik istikrarı kalıcı hale getirmek, halkın gerçek manada iktidarını pekiştirmek  ve ayrıştırılan kimliklerin bir bayrak altında bütünleşmesi sağlamak başkanlık sistemi ile mümkündür.

Mevcut parlementer sistem ve yürürlükte olan ‘Darbe Anayasa’sı ile sistemin tıkanmışlığı bariz ortadadır. 7 Haziran seçimleri sonrası bir türlü kurulamayan hükümetin Türk halkına ödettiği ekonomik ve sosyal bedel ortadadır.

1 Kasım seçimleri istikrarın ve büyümenin sürmesi açısından nefes aldırmıştır belki ama mevcut sistemin ülkeyi geleceğe taşıyamayacağı önümüzdeki en önemli problem olarak durmaktadır.

Sevindirici olan şudur ki Başkanlık sistemi tartışmaları  normalleşiyor, rayına giriyor. Sisteme yönelik toplumsal destek artıyor. Ancak hala ikna edilmesi gereken azımsanmayacak bir kitle vardır. Peki bu muhalif diyebileceğimiz kitleye başkanlık sistemi nasıl anlatılabilir?

Tıpkı 7 Haziran öncesi gibi sert ve meydan okuyucu bir dil ile olmayacağı aşikardır. Bir kısım ‘istemezük’çülerin her daim olacaktır. Ancak kamuoyunda  başkanlık sistemi için sert bir uslüb ile tartışılması zeminine çekilmesi çabalarından mutlak olarak uzak durulması yerinde bir strateji olacaktır. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve çeşitli STK’lardan her ne kadar olumlu yönden sinyaller gelse de  bir kısım İktidar partisi milletvekillerinin ayrıştırıcı ve meydan okuyucu bir dil kullandığına da şahit olmaktayız.

İddiam odur ki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkan olmamasi yönünde gayret gösteren veya aracı olanlarin sanki baskanlik sistemini gercekten istiyormus havası vererek ama arka planda ki amaçlarına hizmet etmek icin topluma gizli ve bilincli olarak geren sert üslup kullanılmaktadır..

Buradaki amaç  Erdoğan’ın  yanindaymis gibi görünüp arka planda başkanlık sistemine engel olunması olarak düşünülebilir…

İşte bu ve bunun gibi gizli ajandası olabilecek insanlara karşı da “SİZ İSTESENİZDE İSTEMESENİZDE BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİLECEKTİR”  şeklindeki meydan okuyucu ve toplumda gerilim arttırıcı söylemlerden kaçınmak gerekir kanımca.

Dışarıda ve içeride zor bir dönemden geçildiğine dem vuran Stratejistve Siyasi Danışman Taner Akkuş bugünlerde her zamankinden daha fazla birlik ve beraberliğe ihtiyaç duyulduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü…

Dolayısıyla izlenilen sert ve kutuplaştırıcı yöntem Türkiye’nin yararına olmayacaktır. Sert bir dil insanın aklı ve mantığından çok nefsine hitap ettiği sosyolojik bir vakıadır.

Böylesi asil ve gözükara olan bir milletin karşısında meydan okuyarak bir yere davet etmek sağlıklı bir davranış değildir.

Bu bağlamda hitabın muhatabı olan karşıt görüşlüler ve muhalefet partileri ile onlara oy ve gönül vermiş toplumun bir kısmı  de  “Sizi başkan yaptırmayacağız” şeklinde karşılık vermek zorunda kalırlar. Her ne kadar başkanlık sisteminin doğruluğuna içten içe  inansalarda bu kutuplaştırıcı dil olumsuz tepkilere neden olacaktır.

Yüce kitabımız Kur’an’ da uslüp ve yumuşak dil  konusunda çağlar ötesinden bize seslenmektedir…

‘O vakit (Uhud savaşı) Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın.

Şayet sen kaba davranışlı, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi.

Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında ve kesin birşeye karar verince de onlara mutlaka danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.’  (ALİ İMRAN SÜRESİ 159. AYET )

Türk toplumu Kürdüyle, Lazıyla, Alevisiyle ve tüm etnik çeşitliliğiyle ayrılmaz bir bütündür..

Toplumun tüm kesimini kucaklayıcı bir lisan kullanılarak başkanlık sistemi daha etkili anlatılabilir.

Stratejik olarak da; halkın nazarında hayranlık uyandırmış ve tüm toplumdan kabul görmüş aydın ve akademisyenler bunu daha iyi başarabilir kanımca…

Aksi takdirde  dayatma ve baskın söylemler; içinde bulunduğumuz mevcut durumu daha karmaşık ve vahim bir duruma doğru sürükleyecektir.

Akkuş sözlerini başkanlık sisteminin gerekliliği yanında kullanılan uslübün önemine dikkat çekerek bitirdi…

Başkanlık sistemi, umut dolu geleceğimiz, yarınlarımızın teminatı olan çocuklarımızın bekası ve sosyal hayatımızın huzur ve refahı için de doğru bir karardır.

Başkanlık sistemi, engelli, özürlü, yetim, yaşlı ve çaresiz insanların yasal ve sosyal haklarını daha çok iyileştirmek ve korumak için doğru bir karardır.

Başkanlık sistemi;  hızlı ve etkin bir yürütme organı için, demokrasi ile kuvvetler ayrılığının daha güçlü bir şekilde işleyebilmesi için doğru bir karardır.

Başkanlık sistemi, ülkemizin refahı, huzuru ve bekası adına kamu güvenliği ve asayiş düzeni  için doğru bir karardır.

Kısacası her alanda özlenilen güçlü Türkiye için başkanlık sistemi gerçekten doğru bir karardır…

Ancak…

Tatlı ve birleştirici bir dille anlatılırsa… Güzel bir uslüp kullanılırsa… Mütevazi bir tavır ile yaklaşılırsa..

Başkanlık sistemi doğru bir karardır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir