Cumhurbaşkanı ERDOĞANı: Bunlar vekil değil teröristin ta kendisidir

BU HABERİ YAYINLAYAN DİĞER HABER KAYNAKLARI
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki muhtarlar toplantısında, terör örgütünün Kürtlerin temsilcisi olmadığını, tam tersine en vahşi saldırıları Kürtlere yaptığını söyledi. Başından beri Suriye’deki Kürtlerin de haklarını savunduklarını hatırlatan Erdoğan, DAEŞ’in Kobani’ye saldırdığı sırada 200 bin Kürt’ün Türkiye’ye alındığını hatırlatarak, “Almayabilirdik, aldık, sahiplendik, yedirdik, içirdik, giydirdik” diye konuştu. Dünyanın neresinde olursa olsun Türkiye’nin Kürtlere sahip çıkıp, bağrına bastığını dile getiren Erdoğan, “Birileri ne yapıyor? Gidiyor Ankara’daki alçak eylemle 28 kişinin kanına giren teröristin sözüm ona taziyesinde boy gösteriyor. Bir başkası Meclis’te bu alçaklığa sahip çıkıp, devleti suçluyor. Böyle milletvekilliği, siyasetçilik, siyaset olmaz. Dünyanın hiçbir yerinde sivilleri hedef alan intihar bombacılarına sahip çıkan siyasetçi, siyasi parti, milletvekili göremezsiniz” ifadesini kullandı. 

RAHAT DURMADINIZ

HDP’lilerin geçmişte, “Bize demokratik süreç imkan, parlamentoya girme imkanı vermiyorlar” dediklerini hatırlatan Erdoğan, şöyle konuştu:  “Parlamentoya girdiğinizden bu yana hiç rahat durdunuz mu? 80 milletvekiline kadar çıktınız yine rahat durmadınız. Artık Türkiye’de bu işlerin  düzene girmesi gerekiyor. Demokratik bir ülkede ifade özgürlüğü vardır ama insanları öldürmek için silah taşıma özgürlüğü yoktur. Bu özgürlük kesinlikle terör örgütüne yardım, yataklık ve sözcülük anlamına gelemez. Arabasıyla terör örgütüne silah taşıyan, örgütün sığınaklarında teröristlere canlı kalkanlık yapan, evini teröristlere tahsis eden, terör örgütünün her eyleminde ön safta yer alan milletvekili, milletvekili değil teröristin ta kendisidir.”              

FEZLEKE ÇAĞRISI

Meclis’in bu konuda “milletin hissiyatını karşılayacak tedbirleri alacağına inandığını” belirten Erdoğan, şunları kaydetti: “Meclisimize gönderilen bu fezlekeler karşılığını bulmalı. Tüm milletvekilleri sağduyulu davranıp gereğini yapmalıdır. Artık milletin tahammülü kalmamıştır. Ben parti kapatmaya karşıyım. Dolayısıyla da ceza kuruma değil, bireye verilmelidir. Kimse bu insanlar, bedelini ödemelidir. Eğer bir milletvekili terörle mücadele kapsamında suç olarak görülen bir tutum içerisindeyse elbette gereği yapılmalı. Milletvekili sıfatı taşımak, nasıl terörist gibi davranmaya mani olamıyorsa, aynı şekilde cezalandırılmaya da engel olamaz. Milletimizin yüreğini burkan görüntüler konusunda siyasilerden hassasiyet bekliyorum.  Bu fezlekeler parlamentonun raflarında çürümemelidir. Parlamentoda bunlar tozlanmamalıdır, gereği yapılmalıdır.”

MANTIKLARI YANLIŞ

Erdoğan, Türkiye’nin bulunduğu bölgedeki dengeleri değiştiren iki önemli “proje ürünü olduğu her halinden belli olan” gelişmenin bu süreci belirsizliğe ve karanlığa sürüklediğini kaydederek, şöyle devam etti: “Bunlardan ilki; Irak’taki mezhebi çatışmalar neticesinde ortaya çıkan DAEŞ denilen örgütün – ki El Kaide’den doğmuş bir örgüttür – rejimin göz yummasıyla Suriye’de etkinlik kazanmıştır. İkincisi; Rusya ve İran gibi devletler Esad rejimine güçlü destek sağlayarak Suriye halkının özgürlük mücadelesini sabote etmişlerdir. Dikkat ediniz hem DAEŞ’in hem Esad rejimin hem de PYD-YPG’nin öncelikli hedefleri birbirleri değil, Suriye halkının gerçek temsilcisi olan muhalif gruplardır. Ne diyorlar? ‘DAEŞ’e karşı savaşan PYD ve YPG’yi destekliyoruz.’

O zaman El-Nusra da DAEŞ’e karşı savaşıyor. Peki El Nusra’ya niye kötü diyorsunuz?

O zaman onun da iyi olması lazım. El Nusra kötü ama PYD ile YPG iyi. Olay farklı. El Nusra’nın bulunduğu konum farklı olduğu için bunlar ne diyor? ‘İyi teröristler, kötü teröristler’. Mantık bu.”     

ZİHİNLERİ ARIZALI

Erdoğan, 780 bin kilometrekare vatan toprağının son sınır olduğunu, bu topraklardan tek bir santimi dahi feda etme, gözden çıkarma hakkına sahip olunmadığını söyledi.  Türkiye’nin birlik ve beraberliği konusunda olumsuz duruş sergileyenlerin hepsinin  geçmişleri ve zihin dünyalarında bir arıza olduğunu dile getiren Erdoğan, “Bu kişiler kendilerini ne bu millete ne de bu ülkeye ait hissetmiyorlar. Böyle olduğu için de kim Türkiye’nin karşısına çıkarsa açıkça ve sinsice onun yanında saf tutuyorlar” dedi.

ATEŞKESTE ENDİŞELİYİZ

–  Suriye’de ateşkes için varılan uzlaşmanın ilkesel olarak elbette olumlu olduğuna dikkati çeken Erdoğan, “Ancak bu ateşkesle ülkesinde yarım milyona yakın vatandaşının katledilmesinden sorumlu Esad rejimiyle onu destekleyen güçlere açık ve güçlü bir destek verilirken, muhalifler konusunda halen ikircikli bir dil kullanılması endişe vericidir. Bölgede kimin hangi muhalefet grubundan olduğunun tespitini şayet Rusya, Esad rejimi ve PYD-YPG gibi yapılar gerçekleştirecekse ortada vahim bir durum var demektir. Cellatlar ile kurbanların aynı kefeye konduğu, kontrolün de cellatlara verildiği intibaı doğurn bu durumun yeni ve daha trajik gelişmelerin kapısını açmasından endişe ediyoruz” diye konuştu. Türkiye’nin de hassasiyetlerinin dikkate alınması gerektiğini söyleyen Erdoğan, “Milli güvenliğimizi tehdit eden adımlara karşı, bir defa müteyakkız olmaya, ateşkes sürecini yakından takip etmeye devam edeceğiz” dedi. Erdoğan, ABD, Avrupa Birliği ve BM’nin Suriye’de insan onurunun yanında dik bir duruş sergileyemediğine dikkati çekti.

RUSYA KAYBETTİ

–  PYD/YPG’nin ofisini Moskova’nın göbeğinde Rusya’nın açtırdığını söyleyen Erdoğan, “Hadi bakalım ey Rusya, sen şimdi neyle bunu izah edeceksin? Yarım milyon insanı öldüren bir rejimle bunun karşısında hayatta kalma mücadelesi veren insanları aynı kefeye koymak için herhalde vicdansız olmak gerekir” ifadesini kullandı. Türkiye’nin ne Rusya’ya ne de Rus halkına düşman olduğunu kaydeden Erdoğan, “ Herkes yaptırım uygularken biz bu yaptırıma uymadık. ‘Hayır’ dedik. Biz yine göndermeye devam edeceğiz, göndermeye devam ettik. Ama ne yazık ki Rusya bizi anlamadı. Rusya iki tane pilota Türkiye gibi bir dostunu ne yazık ki kaybederek böyle bir hamleye girdi” değerlendirmesinde bulundu.   Erdoğan, Suriye meselesinin Rusya için uzak diyarlardaki bir çıkar operasyonu olabileceğini ama kendileri için hayat memat meselesi olduğunun altını çizdi.

MÜTTEFİKLERE ÇAĞRI: YOL AYRIMINDAYIZ

Bölücü terör örgütünün Türkiye ve Irak’ta PKK olarak, Suriye’de PYD ve YPG adıyla ülkeye ve millete yönelik saldırılarını artırdığını vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim ısrarla terör örgütü dediğimiz, bilgi ve belgeleri paylaştığımız bir örgüte çok daha ısrarlı bir şekilde ‘terör örgütü değildir’ denilmesi müttefikliğin ruhuna yakışmaz. Biz müttefiklik sorumluluğumuzun gereği olarak binlerce kilometre uzaklıktaki Kore’ye gittik ve yüzlerce şehit verme pahasına üzerimize düşenleri yaptık. Binlerce kilometre uzaktaki Vietnam’a, Afganistan’a, Irak’a kendi güvenliği için müdahale eden bir ülkenin, Türkiye’den sınırının 100 metre ötesindeki tehditler karşısında sessiz kalmasını beklemesini anlamakta zorlanıyorum. Bu iş Türkiye için bir beka meselesidir. Müttefiklerimizin artık bu konuda bir yol ayrımına geldiklerini görmeleri için meseleyi daha açık nasıl anlatabiliriz inanın bilmekte zorlanıyorum. Esasen DAEŞ ve El Nusra nasıl ateşkesin dışında tutuluyorsa bunlar gibi bir terör örgütü olan PYD-YPG de ateşkesin kapsamı dışında olmalıdır.  Artık bu komediye, bu gülünç oyuna bir son verilmelidir.”    

 

KAYNAK : HABER6

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir