FETÖ’nün ‘hurafeleri’ ve ‘haber sitesi oyunu’ iddianamede

BU HABERİ YAYINLAYAN DİĞER HABER KAYNAKLARI
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google


FETÖ’nün ‘hurafeleri’ ve ‘haber sitesi oyunu’ iddianamede
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının Fetullahçı Terör Örgütü Paralel Devlet Yapılanması’na (FETÖ/PDY) karşın hazırladığı iddianamede, örgütün “hurafeleri” ile “haber sitesi” üzerinden kuytu bilgi, evrak ve dosyaları ele geçirmesine dair teferruatlar yer aldı.

İzmir Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz’ın, FETÖ/PDY’ye yönelik soruşturma kapsamında, örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in yaşadığı Pensilvanya’ya parça parça has altın sevkiyatı yaptıkları iddia edilen 3 esir sanık hakkında hazırladığı ve İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, örgütün “sosyo-kültürel, zihinsel yapısı” ile “istihbarat ağı ve illegal yapılanması”na yer verildi.

İddianamede, örgüte üyelik için herhangi bir kriterin olmadığı, her türlü etnik kökendeki kişinin, yapıya uzakta gibi duran grupların, ateist, Yahudi ya da Hristiyanların da yapılanma içerisinde yer bulabileceği belirtildi.

“Para varsa suçun veya günahın önemi yok”

Örgüte kabul edilen kişilerin kabahat işlemiş olup olmamalarının da önemli olmadığının anlatıldığı iddianamede, örgüt üyeleri içinde suç işleyenlerin kendi mensubu kolluk, adalet ve idareci konumundaki kişilerce aklandıklarının çoğu kez görüldüğü, örgüt anlayışında, dini vecibelerin yerine getirilmesinden veya Kuran-ı Kerim’in yasakladığı eylemlerden kaçınmaktan ziyade, “paranın” öncelik arz ettiği, himmetini veren kişinin işlediği suçun ya da günahın bir öneminin olmadığına şive yapıldı.

Meşru olmayan yollardan elde edilen kazançtan örgüte istenen pay verilmiş ise işlenen günahın ya da suçun üzerinin örgüt göre organize bir şekilde örtüldüğünün kaydedildiği iddianamede, Gülen’in verdiği kararı sorgulama anlamına gelecek her akıl, eylem ve tavrın şiddetle ezildiği, Gülen ve ona yan öteki yöneticilerin tüm talimatlarının aklın da ötesinde bir kutsiyet kazandırılarak uygulandığı ifade edildi.

“Gülen’in içtiği suyu içmek için sıraya girerler”

Örgüt mensuplarınca “insanüstü bir varlık” olarak kabul edilen Gülen’in, FETÖ’yü ve kendini, devlet düzeninin üzerinde gördüğü dile getirilen iddianamede, “O Kadar ancak, bu ‘insanüstü varlığın’ yarım bıraktığı gıda atığı ya da suyu, içeceği bile olağanüstüdür. Örgüt üyeleri onun içtiği nehir ya da suyun artığını içmek için sıraya girer ve ona kutsiyet atfederler. O, Peygamberler, evliyalar ve öteki din büyükleriyle mana aleminde buluşan ve görüşen onlarla istişare eden bir kimsedir. Konut ve yurtlardaki dini olduğu söylenen sohbetlerde işlenen önemli temalardan biri budur. Bir kimse bu temaya iman etmediği müddetçe gerçek bir üye olamaz veya onların ifadesiyle iman etmiş sayılmaz. Örgüt, üyelerine onu bir ‘Mehdi’, ‘Mesih’ veya ‘Muhterem’ olarak tanıtmaktadır.” ifadelerine yer verildi.

Buna benzer hususların örgütün hızlı bir şekilde büyüyüp FETÖ elebaşına mutlak bir bağlılık duymasına vesile olduğuna göze çarpan edilen iddianamede, “Çocuğu olmayan örgüt mensupları, iddiaya göre liderlerini görmek için ABD’ye gidip Pensilvanya’da kendisinden aldıkları ‘okunmuş hurma’yı yiyerek çocuk beklemektedir. Laf konusu haletiruhiye, yüksek tahsil yapmış örgüt aza ve mensupları için de geçerlidir.” değerlendirmesi de yer aldı.

Doküman ve dosyaları kanunsuz şekilde elde etmişler

İddianamede, keza FETÖ’nün Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığının veri, evrak ve dosyalarını “kanunsuz” bir şekilde nasıl elde ettiğine dair ayrıntılara yer verildi.

Örgütün istihbarat ağı ve yasadışı yapılanması hakkındaki bilgilerin anlatıldığı iddianamede, örgütün etkili bir istihbarat ağına sahip olduğu, kamu kurumlarında çalışan FETÖ mensuplarının elde ettiği data ve belgeleri örgüte aktardığı, bunları büyük bir havuzda topladığı, bu veri ve belgelerin alâkalı hale getirilerek “hasım” cephedeki kişi ve kurumlar aleyhinde kullanıldığına şive yapılırken, bilhassa güvenlik teşkilatındaki istihbarat bilgilerinin yasa dışı yollarla ele geçirildiği anlatıldı.

Örgütün bu yöntemle, kendisinden olmayanların önünü kestiği ya da kendisinden olmaya zorunlu bıraktığı, bir takım kurum ve kuruluşlarda üst düzey görevlere gelebilmek için FETÖ’ye aidiyetliğin durum koşulduğunun aktarıldığı iddianamede, terör örgütüne biat eden ve verilecek her türlü görevi yerine getirmeyi kabul eden kişilerin üst görevlere yükseltildiği açıklama edildi.

FETÖ mensubu olmayanlara cinayet

İddianamede, FETÖ/PDY’ye mensup olmayan millet çalışanlarına hileli yere birtakım idari cezalar verildiği, bunlar hakkında davalar başlamak suretiyle önemli görevlere gelmelerinin engellendiği, sicillerinin bozularak yükselmelerinin önüne geçildiği iddiaları yer alırken, örgütün şahıslar hakkındaki soruşturma dosyaları ve ses kayıtlarının dava sonuçlanmadan idrak operasyonları yaratmak amacıyla kamuoyuna el altından sızdırıldığı bildirildi.

Devletin gizli data ve belgelerinin yayınlanması, devletin gizli arşivlerinde bulunması gereken data ve belgelerin ilgili kurum dışına çıkartılması gibi konularda örgütün her türlü kanunsuz yolu seçim ettiğine dikkat çekilen iddianamede, FETÖ/PDY’nin “altın tür” adıyla yetiştirip ulus kurum ve kuruluşlarına yerleştirdiği üyelerinin son zamanlarda kamuoyunun çok da bilmediği yöntemleri kullandığı vurgulandı.

Haber sitesi üzerinden kuytu belgelere ulaşmışlar

İddianamede, şu ifadelere yer verildi:

“Bilhassa Güvenlik İstihbarat Şube Müdürlüklerinde bir bilgi, evrak ya da dosya aktarılacağı zaman örgüt üyeleri sahte isimlerle tanımlanmış bir haber sitesini kullanmaktadır. Sahte bilgilerle üyelik oluşturulduktan sonradan şifreler örgüt üyelerine verilmekte, açılan internet sayfasında görüş olarak haber sitesi bulunmakta ama görüntünün daha alçak kısmında yer alan ikona dokunulduğunda yeni bir sayfa açılmaktadır. Bu sayfa üzerinde kimlerin online olarak bağlı olduğu görülmektedir. Bu şekilde dosya aktarımı veya data paylaşımı yapılıp, şube müdürlüğü aracılığı ile elde edilen manâlı veri ve belgeler haber sitesi portalı üzerinden toplanmaktadır. Bu şekilde devletin devlete ait makamlarında bulunan her türlü gizlilik taşıyan bilgi ve doküman, örgütün alan sorumlularına ulaştırılmaktadır. İstihbarat şube müdürlüklerinde takip edilen adli konular, cemaat sorumluları kadar verilen açıklamalar, açığı aranan şahıslara ilişkin dinleme bilgileri gibi dosyalar bu usul kullanılarak örgüt sorumlularına iletilmiştir.”

İddianamede, bu kanunsuz sistemin fazla manâlı görülen durumlarda kullanıldığı, FETÖ elebaşı Fetullah Gülen ve üstteki yönetimden gelen talimatların doğruluğu, akla uygunluğu, dini, hukuki, ahlaki boyutunun sorgulanmadığı, mutlak itaat ve bütün teslimiyet belirten örgüt mensuplarının, sistemde “özel” olarak seçildiği ileri sürüldü.

Operasyon

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ/PDY’ye yönelik yürüttüğü soruşturma dahilinde İl Güvenlik Müdürlüğü Mali Suçlarla Şube Müdürlüğü ekipleri, 1 Ağustos’ta düzenlediği operasyonda Semih S, Ahmet İ. ve Furkan Ç’yi gözaltına almış, 3 şüpheli sevk edildikleri mahkemece tutuklanmıştı.

Operasyonda aranan firari şüphelilerden Mehmet Eldem’e ait Eldem Kuyumculuk isimli meslek uygun de yüklü miktarda has altın ele geçirilmiş, tutuklanan 3 zanlının örgütün elebaşı Fetullah Gülen’in bulunduğu Pensilvanya’ya parça parça has altın sevkiyatı yaptığı saptama edilmişti. Ekiplerin, 1,5 kilogram has altına sevkiyat sırasında, 30 kilogram has altına ise meslek yeri aramasında el konulmuştu.

Olayı soruşturan cumhuriyet savcısı, sanıklar hakkında “silahlı terör örgütü üyesi almak” suçlamasıyla 5 ila 10 sene hapis cezası istemiyle İzmir 2. Ağır Canice Mahkemesine dava açmıştı.  AA

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir