Teröre Destek verip Devlete Sığınan Vatan Hainleri

BU HABERİ YAYINLAYAN DİĞER HABER KAYNAKLARI
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google

İmzaladıkları bildirge ile devlete katil diyen akademisyenler bu olayın sonucunda yaşanacak olaylar için devletten koruma istediler. Barış için Akademisyenler İnisiyatifi üyesi bir grup akademisyen resmi yollarla koruma talep etti.

Teröre destek veren akademisyenler korkunca devletten koruma istediler!

Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi” üyesi 15 akademisyenin de aralarında bulunduğu bir grup, Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na giderek koruma talep etti.

SAVCILIKTAN KORUMA İSTEDİLER

Asker ve polisin Güneydoğu’da katliam yaptığı yönünde bildiri yayınlayan akademisyenlerin verdiği dilekçede, “Can güvenliğimiz tehlikede olduğundan devletin pozitif yükümlülükleri gereği sayın savcılıkça tarafıma koruma tahsis edilmesini talep ederim”ifadeleri yer aldı.

Akademisyenlerin yayınladığı bildiride, devletin Güneydoğu’da katliam yaptığı iddia edilmiş ve terör örgütü PKK’ya karşı düzenlenen operasyonların durdurulması istenmişti.

OLAY YARATAN BİLDİRGENİN TAM METNİ

Binden fazla akademisyenin imza attığı bildirinin tam metni şu şekilde;

“Bu suça ortak olmayacağız! Em ê nebin hevparên vî sûcî!

Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak bu suça ortak olmayacağız!

Türkiye Cumhuriyeti; vatandaşlarını Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları altında fiilen açlığa ve susuzluğa mahkûm etmekte, yerleşim yerlerine ancak bir savaşta kullanılacak ağır silahlarla saldırarak, yaşam hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkı, işkence ve kötü muamele yasağı başta olmak üzere anayasa ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlükleri ihlal etmektedir.

Bu kasıtlı ve planlı kıyım Türkiye’nin kendi hukukunun ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası antlaşmaların, uluslararası teamül hukukunun ve uluslararası hukukun emredici kurallarının da ağır bir ihlali niteliğindedir.

Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyguladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan hakları ihlallerinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapmasına izin verilmesini talep ediyoruz.

Müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını, hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını talep ediyoruz. Müzakere görüşmelerinde toplumun geniş kesimlerinden bağımsız gözlemcilerin bulunmasını talep ediyor ve bu gözlemciler arasında gönüllü olarak yer almak istediğimizi beyan ediyoruz. Siyasi iktidarın muhalefeti bastırmaya yönelik tüm yaptırımlarına karşı çıkıyoruz.

Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ediyor, bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyor, bu talebimiz yerine gelene kadar siyasi partiler, meclis ve uluslararası kamuoyu nezdinde temaslarımızı durmaksızın sürdüreceğimizi taahhüt ediyoruz.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yandex.Metrica