Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail’i uyardı!

  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
  • Google
Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail'i uyardı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail’i uyardı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail’i uyardı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan burada yaptığı konuşmada İsrail’deki ‘ezan yasağı’ tartışmalarına ilişkin “Yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları son derece tehlikeli buluyorum. Parlamentoda karar alınması bir yanlamasına, böyle bir ağız dalaşı bile düşünce ve vicdan dışıdır. Önceki gün şahsımı arayan İsrail Cumhurbaşkanı ’na bu hususu ifade ettim.” dedi.

İşte o konuşmadan satır başları

“15 Temmuz’da bizim için ellerini semaya açan Filistinli kardeşlerimize minnettarlığımızı sunuyorum. Bugün Kudüs-ü Şerif’e sahip çıkmak için burada bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sizler Filistin halkına yapılan büyük adaletsizliğin davacısı olarak buraya geldiniz. hepinize bu kutsal davaya omuz verdiğiniz için teşekkür ediyorum.

KUDÜS İNSANLIĞIN AYNASIDIR

Kudüs’ü gözetmek bütün Müslümanların müşterek davasıdır. Kudüs nice peygamberin vatandır. Kudüs barıştırma ve esenlik yurdudur.Kudüs, Daru’s Selam’dır. Kudüs, tüm insanlığın aynasıdır. Miraç hadisesiyle Müslümanların da arş-ı alaya açılan kapısıdır.

YARIM ASIRDIR DEVAM EDİYOR

Bir çocuk düşünün. Her gün namlusu kendisine çevrilmiş silahların gölgesinde okula gidiyor. Bir genç düşünün. Geleceğe dair hayalleri dikenli tellerin vahşiliğinde kayboluyor. Bir bayan düşünün yıllardan beri gözü gibi baktığı evi aniden buldozerlerle üstüne yıkılıyor. Bir baba düşünün sudan sebeplerle çocukları hapse atılıyor. Bir insanlar düşünün meskunu oldukları öz yurtlarında horlanıyor. Filistinli çocukların, gençlerin, kadınların, babaların her gün yaşadıkları hayat budur. Filistin’de her gün kendini baştan eden baskı ve zulüm düzeni vardır. Bu adaletsizlik bütün dünyanın gözü önünde yarım asırdır katmerlenerek devam ediyor. 

BM İÇİN TURNUSOL KAĞIDI OLDU

1 milyar 700 milyonluk İslam aleminin içini yaralayan bu tablo değişmedikçe daimi huzurun olması muhtemel değildir. Çoğu sorunun temelinde buradaki adalet haspının yattığı aşikardır. BM kararları bu haksız durumu gidermeye yetmedi. Üstünlerin hukukunun geçerli olduğu bu sistemde kararların hiçbiri uygulanamıyor. 1948 yılından bu yana zorlama, tehcir, ayrımcılık politikaları devam etti. Filistin meselesinin BM Güvenlik Konseyi için turnusol kağıdı olduğunu düşünüyorum. Bu durum Müslümanlar nezdinde büyük bir güven kaybı oluşturdu. BM Emniyet Konseyi gibi kurumlara karşın güvensizlik DEAŞ gibi örgütlere zemin hazırlıyor. 

MÜSLÜMANLARA AİT VE ÖYLE KALACAK

Ortadoğunun kalbindeki bu bere tedavi edilmeden bölgenin rahatlık ve sükuna kavuşması düşünülemez. İsrail ve diğer ülkeler gerilimi artıracak adımlar atıyor. Filistinlilere karşın pervasızlaşan saldırılar bunun en çarpıcı örneğidir. Müslümanların ibadetlerini kısıtlayan mütecaviz eylemlere gürültüsüz kalamayız. Mescit’i Aksa’nın içinde yer aldığı Haramül Şerif Müslümanlara aittir, böylece kalacaktır.

İSRAİL’İ UYARDIK

Yakın dönemde ezan konusunda yaşanan tartışmaları tehlikeli buluyorum. Böyle bir tartışmanın varlığı zeka us ve vicdan dışıdır. Bu tartışmanın kimseye faydası yoktur. Bu dilekçe yalnızca Filistinlileri değil, tüm Müslümanları rencide etmektedir. Bu konuda endişelerimizi, böyle bir tasarının yasalaşması halinde ne nesil tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini İsrailli yetkililere ilettik.  Kalıcı barış için tek yol 1968 haritası temelinde bağımsız Filistin devletinin kurulmasıdır. Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısını 137’nin üstüne çıkarmamız gerekiyor. Bu bir insanlık vazifesidir. Filistin’in İsrail ile aynı şekilde temsil edilmesini sağlamalıyız. Müslümanlar olarak milletlerarası planlar yandaki bu araştırmalar yanına Kudüs’teki tarihi mirasımızın üstüne titremeliyiz. 

BİZ SURİYE’YE NİYE GİRDİK?

Buradan yeniden açıklama edeceğim. Sizler 400 değin milletvekili olarak bulunuyorsunuz. Ama bir konu var ancak bunu lütfen unutmayalım. Ve bütün İslam dünyası bu hassasiyeti kavraması gerekir. 1 milyar 700 milyon Müslümanın dünyada acaba 193 devletin olduğu BM ’de temsilcilik edildiğine inanıyor muyuz? Bu fazla kayda değer. Hayır. 

HİÇ BİR KIYMETİ DEĞIL

Onun için her uluslararası toplantıda dünya beşten büyüktür derken bir şey kast ediyorum. BM Emniyet Konseyi ’nde beş devlet var. Öteki 15 geçici üyenin orada hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Ve dünyanın kaderi bu beş devletin elindedir. Bir tanesine hayır dediği anda oradan karar çıkaramazsınız. Peki 1 milyar 700 milyonluk islam dünyasının BM ’de bunu zorlayacak bir adım attığını hiç duydunuz mu? Böyle bir gayret var mı? Ne eyvah oysa yok. Tümü ürkeklik, korkaklık içerisinde acaba böyle bir şey yaparsak ne olur endişesi taşıyorlar. Dünyada bir çok yer demokrasi demokrasi demokrasi diyor. O zaman demokratik hakkımızı almamızın mücadelesini vermemiz gerekli.

BM’DEN YARGI BEKLEMİYORUM

İkinci dünya savaşının şartlarında oluşturulmuş bir BM ve BM Emniyet Konseyi var. Bugün şartlar değişti. Bugünün şartlarına tarafından BM Emniyet Konseyi ’nde 20 aza mi var? Şimdi kalıcı geçici ayrımı olmayacak. Ne olacak? 20 üyesi olacak ve bu dönerli olacak. İki yılda bir bu üyeler değişecek. 20 ’nin 10 ’u iki yılda değişken, akıl sağlam kalsın diye. Biz BM Emniyet Konseyi ’nde yokuz kimse dememeli. Eğer BM adalet dağıtacaksa bu böyle olur. Ama şu andaki haliyle ben BM ’den yargi beklemiyorum, böyle bir hak de oradan çıkmaz bunu bilin. Suriye meselesinde BM Emniyet Konseyi bir adım atabiliyor mu? BM ’den Suriye ’de Irak ’ta bir şey görebildiniz mi? şu anda 600 bin rakamları konuşuluyor fakat hayır, bana tarafından Suriye ’de 1 milyona yakın insan öldü. Çocuk, bayan fark yapılmaksızın devam ediyor. Nerede BM? Ne yapıyor? Irak ’ta var mı?

YAZDIRAN KIMSE ESED’İN HÜKÜMRARLIĞINA SON VERMEK İÇİN GİRDİK

Yok. Biz tahammül tahammül dedik, en sonunda dayanamadık Suriye ’ye ÖSO ile girmek zorunda kaldık. Neden girdik? Bizim Suriye ’nin topraklarında gözümüz yok. Mesele toprağın hakiki sahipleri, toprağına sahip olsunlar. Bunu karşılamak için. Orada adaletin tesisi için varız. Devlet terörü Esed ’in hükümranlığına son vermek için biz oraya girdik. Kimse de ırkı milliyetçilik yapmasın. Çünkü bizim asabi bir milliyetçiliğe katiyen olumlu bakmamız mümkün değildir. 

HOCA FALAN DEĞIL ŞARLATAN

Irak’ta ve Suriye’de mezhep çatışmaları oluyor. Buna seyirci mi kalalım? Gelin el ele verelim lakin tepede olan duralım. Şehvetli davranmayalım. Atmamız gereken adımları atalım. 15 temmuz’da milletim F-16’ların, tankların, topların insanoğluna işlemyeceğini gösterdi. neden çünkü onlar şehadete yürüdü. FETÖ bu ülkede hedefine ulaşamadı ve ulaşamayacak. Bu bir şarlatandır, hoca falan değildir. Ne diyorlar o bize şah damarımızdan daha yakın. Bunu yazar da profesör. Profösör olsan ne yazan. Bunlar işi işte buralara kadar getirdiler.”



MALATYA HABER | MALATYA | HABER MALATYA

Dünya Haberleri | Siyaset | Asayiş | Gazete Manşetleri | Ekonomi

Eğitim | Malatya Spor | Yaşam | Sağlık | Kanal Çocuk | Kültür Sanat

Sinema-Tiyatro | Müzik  | Magazin | Teknoloji | Malatyalılar

Akçadağ | Arapgir | Arguvan | Battalgazi | Darende | Doğanşehir | Doğanyol | Hekimhan | Kale | Kuluncak | Pütürge | Yazıhan  | Yeşilyurt

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir